Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün, Adapazarı Şeker Fabrikası hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Fabrikanın geçmişten bugüne uzanan sürecini değerlendiren Üstün, özelleştirme politikaları ve kota uygulamaları nedeniyle fabrikanın bilinçli olarak zayıflatıldığını savundu.
Son dönemde yaşanan gelişmeler üzerine konuyu yeniden gündeme taşıdıklarını ifade eden Üstün, kamuoyunun farklı yönlendirilmek istendiğini öne sürdü. Fabrikanın Sakarya için yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda tarihi bir değer taşıdığını belirten Üstün, tesisin 1953 yılında kurulduğunu hatırlattı.
1999 Marmara Depremi’nde fabrikanın ciddi hasar aldığını söyleyen Üstün, 2002 yılında dönemin hükümeti tarafından tasfiye kararı alındığını dile getirdi. Tasfiye kararında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile Devlet Bahçeli’nin imzalarının bulunduğunu ifade eden Üstün, fabrikanın kapatılma sürecinin yeterince sorgulanmadığını söyledi.
Fabrikanın yeniden faaliyete geçmesi için yoğun girişimlerde bulunduklarını kaydeden Üstün, Recep Yıldırım ve Osman Eke ile birlikte çeşitli temaslar yürüttüklerini belirtti. Sakarya’da yapılan Bakanlar Kurulu toplantısı öncesinde konuyu dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a ilettiklerini anlatan Üstün, fabrikanın yeniden açılmasının şehir adına önemli bir kazanım olduğunu söyledi.
Alınan yeni karar sonrası tasfiye sürecinin durdurulduğunu ve fabrikanın yeniden üretime başladığını ifade eden Üstün, bu süreci “ikinci doğuş” olarak değerlendirdi.
Şeker pancarı üreticilerinin uzun yıllar boyunca kota uygulamaları nedeniyle mağdur edildiğini savunan Üstün, özellikle 35 bin tonluk kotanın dondurulmasına yönelik girişimlerin çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Bazı üreticilerin farklı illerde ekim yapmaya yönlendirildiğini belirten Üstün, üreticilerin ağır yaptırımlar ve cezalarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Fabrikanın ekonomik açıdan sıkıntılı bir sürece sürüklendiğini dile getiren Üstün, kredi borçlarının ödenememesi nedeniyle tesisin önce bankalara geçtiğini, ardından özel sektöre devredildiğini söyledi.
Açıklamasında siyasi etik tartışmalarına da değinen Üstün, yıllardır gündeme gelen siyasi ahlak yasasının hâlâ çıkarılmamasını eleştirdi. Görevden ayrılan bazı bürokrat ve siyasetçilerin kısa süre içinde ilgili şirketlerde görev alabildiğini belirten Üstün, siyasi etik düzenlemelerinin önemine dikkat çekti.





