Son: On yıl önce imkânsız görülenler gerçekleşti; Erdoğan ve AK Parti Türkiye’de sadece yollar, köprüler değil, toplumun özgüvenini de inşa etti. Reel politik, soğuk ama gerçeğin ta kendisi.On Yılın MucizesiOn yıl önce biri çıksa kimse inanmazdı: “Vesayet bitecek, FETÖ temizlenecek, Ayasofya ibadete açılacak, Türkiye savunma sanayiinde dünya sahnesine çıkacak” deseydi tebessümle geçerlerdi. Oysa bugün, bütün bu öngörüler birer birer gerçekleşti. AK Parti sadece siyasetini değil, toplumsal dokusunu da dönüştürdü. AK Parti, iktidarda kesintisiz 23 yılı geride bıraktı. Bu süre, cumhuriyet tarihinin neredeyse üçte birine tekabül ediyor. Ulaşımdan enerjiye, konuttan teknolojiye, eğitimden güvenliğe kadar hemen her alanda bir “eser siyaseti” inşa edildi. Fakat asıl devrim, asfaltın altında değil; toplumun kalbinde gerçekleşti.Özgüven DevrimiÇünkü Erdoğan sadece yollar, köprüler, barajlar yapmadı — bir özgüven devrimi gerçekleştirdi. Dindarların, yıllarca ötelenen muhafazakâr kesimlerin, kamusal alanda başı dik gezebilen milyonların hikâyesini yeniden yazdı. Bu değişim, belki bir asır sonra bile Türkiye’nin ruhunda yankılanacak.Reel Politik Soğuktur, Ama GerçektirGazze’de yaşanan insanlık dramı başladığı günden bu yana Erdoğan’a yönelen eleştiriler sertleşti. Üstelik bu kez eleştiriler sadece klasik muhalefet çevrelerinden değil, muhafazakâr camianın içinden de geldi. Kimi “İncirlik Üssü kapatılsın”, kimi “Kürecik’e son verilsin” dedi; daha ileri gidip “ABD ve Avrupa ile ilişkiler kesilsin” çağrıları yapanlar da oldu.Sorulabilir elbette: Neden yetinilsin, neden frene basılsın? Ama asıl soru şudur: Devlet dediğin, sadece öfkeyle mi yönetilir? Türkiye, coğrafyasının tam ortasında, karmaşık dengelerle çevrili bir ülke. Ne Çin’le, ne Rusya’yla, ne ABD’yle tüm bağları kopararak var olabilir.Vefa, Kör Destek Değil; Adil ŞahitliktirEleştirin, daha iyisini isteyin, hakkınızdır. Ama surda mukaddes bir gedik açan adama “Neden surun hepsini yıkmadın?” diye çıkışmak ne adalettir, ne vefa. Bu tavır, bilerek yapılırsa hainliktir; bilmeden yapılırsa en hafifinden nankörlüktür.Vefa, bir lidere körü körüne bağlılık değildir. Vefa, adil şahitliktir — yapılanı inkâr etmeden eksik kalanına işaret etmektir. Bugün Türkiye, hâlâ yolun başında olsa da, artık yürüyeceği yönü bilen bir ülke.Son SözBir gün bütün bu eserler —barajlar, yollar, fabrikalar— belki unutulacak. Ama millete kazandırılan özgüven, inanç ve dirayet kolay kolay silinmeyecek. Gerçek liderlik, binalarda değil; gönüllerde, zihinlerde, nesillerde iz bırakmaktır.Erdoğan da, bu topraklarda belki yüz yıl sonra bile şu cümleyle anılacak:“Yollar yaptı, evet… ama asıl millete yeniden ayağa kalkma cesareti verdi.”







